Mısır Pramitleri Nasıl Oluştu
Yapılma Sırları
Dünyanın her yerinde ilkokul çağındaki çocuklara, piramitlerinbinlerce kölenin on yıllar boyu süren çalışması ile yapıldığıöğretilir. Hatta şimdi dışarıya çıkıp gördüğünüz ilk yüz kişiyepiramitlerin nasıl inşa edildiğini sorsanız, çoğunun vereceği cevapbundan çok da farklı olmaz. Kolay bir açıklamadır ve “5 işçi 10 metre duvarı 3 günde inşa ederse…” tarzı matematik sorularına alışkın olan gençliğimiz için -Orta yaşlardakiler de alışkındır-çok da
gerçekçidir. Neticede binlerce kişiyi yeterince korkutarakonlara Japon istiklal marşını tersten okutturabilirsiniz, neden aynıyöntemle 5 milyon kaya bloğu bir plana göre yerleştirilemesin?
Elbette kimse böyle bir projenin kolaylıkla yapıldığını iddiaetmiyor. Ama bazı şeylerin sır olarak kalmasındansa, mantıklı yadamantıksız bir açıklama getirip üzerini örtmek herkesin daha çok işinegeliyor. Peki bir soru soralım: Eğer bu tez yeterince mantıklıysa, neden araştırmacıların en gözde konularından biri hâlâ ve hâlâ piramitler?
Çünkü kölelerin taşları kilometrelerce ötede söküp piramitlere kadargetirmesi için, iki şeye şiddetle ihtiyaç duyulacaktır ki, bunlarıgerektikleri kadar (Yazının ilerleyen yerlerinde göreceğiz) bulmak o zamanın şartlarında neredeyse imkansızdır:
Çok fazla zaman
Çok fazla köle
Büyük Keops piramiti, yaklaşık 2.5 milyon kaya bloğundan oluşmuştur.Bu kaya bloklarının çoğu yaklaşık 2 ton ağırlığındadır ve taşınmasıiçin en az 60 kişi gerekmektedir.
60 kişiyi duyunca dudağınız uçuklamasın, dahası geliyor. Bu kayaların bazıları 70 ton ağırlığındadır. Üstelik piramidin zemininde değil, yaklaşık 40 metreyüksekte bulunmuştur. Eski Mısırlılar o dönemde henüz vinciüretemediklerinden, böyle bir kaya bloğunu insan gücüyle taşımakzorundadırlar ve 70 tonluk bir bloğu taşımak için -sıkı durun- 2000 kişiden fazlası gerekir.
Firavun kelimesi, bildiğiniz gibi Kıptî (Eski Mısır uygarlığı) hükümdarlarına verilen genel bir isim; Sultangibi… Firavun Keops’un 20 yıllık hükümdarlığı süresince bu piramidinbitirildiğini düşünecek olursak, tahta çıktığı günden itibaren her günyaklaşık 400 bloğun yerine yerleştirilmesi gerektiğini anlarız.
Hadi bunların hepsini geçtik diyelim. Yeterli işçiyi ve zamanı birşekilde buldunuz. Her şey hazır. Peki sizce ellerindeki basitaletlerle, Mısırlılar piramitleri oluşturan kayaları nasıl kestiler?Piramitlere en yakın taş kaynağı, kilometrelerce ötedeydi.
Hatırlarsanız yakın zamanda, kar kuyularından buz kütleleri çıkarıpşehre getiren işçilerle ilgili bir haber medyada yer almıştı. İşçilerinbir tek sıkıntısı vardı: Buzu yanlış kesenler, işe yaramaz küçükparçalar oluşmasına sebep oluyorlardı.
Piramitlerin yapımında kullanıldığı iddia edilen kireçtaşı da,verdiğimiz örnekteki gibi, kesilirken çok çabuk parçalanır. 5 milyonton kireçtaşı bloğunun kesildiğine inanıldığına göre, geride tonlarcaişe yaramaz parça ve yığınla kırık kaya bloğu kalması gerekirdi.
Fakat şu ana kadar bunu gösterebilecek herhangi bir delile rastlanmadı.
Mısırlıların basit aletler kullandığını söylemiştik. Peki sizce sertmetallerden yoksun bir medeniyet, nasıl olur da 10 farklı boyutta taşı,boyutlarında en ufak bir oynama olmadan kesmeyi başarır? Taşların tamistenilen boyutta kesilmesi çok önemlidir, çünkü küçük bir kesim hatasıbile dikey bağlantılarda geri dönülemeyecek hatalara sebep olabilir.
Acaba bitişik bloklar arasındaki bağlantılar nasıl bu kadar doğrubir şekilde ayarlanabildi? Dikkat buyurun, milyonlarca bloğunarasındaki yatay ve dikey bağlantılarda 2 mm’den fazlasapma yok! Bu kadar blok nasıl oldu da motorlu aletlerin veya elmaskesicilerin yardımı olmadan istenilen seviyeye getirilebildi?
Peki taşların kesilmesinden taşınmasına, akıllarda pek çok soru işareti bırakan “Vur sırtına taşıyıver!” teorisinden siz de şüphelenmeye başlamadınız mı?
Piramitlerle ilgili akıllara takılan bütün sorular, ortaya atılanbir teoriyle cevaplandı. Bu teori, daha önce ortaya atılan fikirlerdenoldukça farklıydı. Ne milyonlarca işçiden, ne tahta tahteravallilerden,ne de uzaylılardan bahsediyordu.
Bu teori farklıydı, çünkü kayaların yerinde oluşturulduğunu söylüyordu!
Oluşma Sırları
Piramitlerin “kaba kuvvet” esasına dayalı olarak yapılmasının neden imkansız olduğunu önceki yazımızda (Mısır Piramitleri Nasıl Oluştu? – 2) açıklamıştık. Bu yazımızdaysa konuya kaldığımız yerden devam ediyoruz ve in situ (yerinde) taş oluşturmanın gerçekçi bir teori olup olmadığını inceliyoruz.
Piramitlerde kullanılan taşların tabii kireçtaşı kayaları olduğunu söyleyenleri zor durumda bırakan iki gerçek vardı:
Kayaların içinde fosil kabukları ve hava kabarcıkları bulunmuştu!
Tabii kireçtaşı kayaları, binlerce yıllık bir birikimin ürünüolduklarından çok sıkışmışlardır ve içlerinde fosil kabuğu ve havakabarcıkları bulundurmazlar.
Öyleyse bu kayaların tabii kireçtaşı kayaları olmaması gerekiyordu.
80lerin başında, profesör Joseph Davidovits, piramitlerinkireçtaşından üretilmiş taşlarla inşa edildiğini iddia etti. Teorisinegöre; Mısırlı işçiler, yumuşak kireçtaşlarını ezip suyla karıştırıyorve hazırlanan bulamaçı kaolin kili, kireç, çamur ve sodyum karbonatlabirleştiriyorlardı.
Bu karışım, piramitte istenen yere yerleştirilen kalıplara dökülüyordu.
Maddelerin jeokimyasal reaksiyonlar geçirmelerinin ardından, ortayatabii kireçtaşı kayalarından ayırt edilemeyecek benzerlikte vesertlikte kayalar çıkıyordu.
Böylece taşları kesme, piramitlere getirme, yerlerine çıkarma dertleri tamamen ortadan kalkıyordu!
Klasik “kesip piramite taşıma” teorisinin eksiklerinden öncekiyazımızda bahsetmiştik. Bir piramidin yaklaşık 20 senede tamamlandığınıbiliyoruz. Bu “kaba kuvvet” teorisi doğruysa bir piramit asla 20 senedetamamlanmış olamazdı. Yine piramitlerin şekli “piramit”e benzetilemez,binlerce kaya bloğu milimetrik hesaplarla kesilemezdi.
Hadi kesildiğini varsayalım, hayali taşıma süreci öylesine safhalariçeriyordu ki kayalar piramitteki yerlerine getirilene kadar hassasölçülerini kaybetmiş olacaklardı.
Davidovits 79′da bunları söylediğinde, bazı Egyptologist (Mısır bilimci)’lerden tepki gördü.
Piramitlerin böyle pratik ve akıllıca bir yöntemle inşa edilmiş olması ihtimali, Darwinci, “Zaman ilerledikçe insanlık ilerledi” görüşündeki bazı bilim adamlarını pek “sarmadı”.
Öyle ya, bu karışımı elde etmek için kimya bilgisi gerekiyordu ki, o devrin insanları bunu biliyor olmamalıydılar.
Davidovits’in bu konudaki fikirleri, sadece düşünerek vardığısonuçlar değildi. Fransa’daki Jeopolimer Enstitüsünde çalışan bir bilimadamı olan Prof. Davidovits, araştırmalarını tabii maddelerdenkarışımlar yaparak farklı kaya türleri oluşturmaya yöneltmişti.
Mısırlıların da yaptıkları karışımlarla, gerçeğinden ayırtedilemeyecek berzerlikte kireçtaşı kayaları üretebildiğini iddia edenDavidovits, hiyerogliflerden yola çıkarak hazırladığı karışımlarlabirebir kireçtaşı kütleleri üretmeyi başardı.
Prof. Davidovits’in, piramitlerin kayaların oyulmasıylayapılmadığına dair bazı deliller bulduğundan ve karışımı labaratuarortamında yeniden üretebildiğinden önceki yazımızda bahsetmiştik.
Bu yazımızda da fazla detaya girmeden, konuyu genel hatlarıyla aktarmaya çalışacağız. Ayrıntılı bilgi için Fransız Jeopolimer Enstitüsünün ilgili sayfasından yararlanabilirsiniz.
Davidovits’in teorisini “fazla akıllıca” bulan bilim adamlarını sıkıntıya düşürecek gerçeklerden biri de Irtysen Anıtı’ydı.
Irtysen Anıtı, Paris’te Louvre Müzesinde yer alan 4000 yıllık birtaş anıt. Anıtta, MÖ 2000′li yıllarda yaşamış Irtysen isimli ruhbansınıfı baş ustasının otobiyografisi yer alıyor.
Yazıda Irtysen, taş anıtlar yapabilmeye yarayan “gizli bir bilgi”ye sahip olduğundan bahsediyor. Dikkat buyurun, ifadesi ilginç:
“Taşları oyarak değil, kalıplara dökerek taş anıtlar üretmek”
Prof. Davidovits, araştırmalarını sürdürürken Sehel Anıtı’yla dakarşılaşır. Bu anıt ilk olarak 1889′da bulunmuştur; fakat o dönemdekimya bilimi hiyeroglif çözümüne entegre edilmediğinden, taş yapımıylailgili formülleri içeren kısımlar anlaşılamamıştır.
Profesör, hiyeroglifte yer alan; oturan insan ve üzerinde göz ifadesinin ARI kelimesiyle karşılandığını bilmektedir. ARI, “şekle sokmak” anlamına gelmektedir.
Hiyeroglifteki şekillerden birinde ARI’ya ekleme yapıldığı dikkatçekmektedir. Bu ekleme, oturan insan figürünün yanına eklenmiş yarımdaire ve üzerinde göğe uzanmış iki el motifidir.
Yeni şekle ARI-KAT adı verilir. Davidovits, bu ifadenin “insan yapımı mineralli veya sentetik madde” anlamına geldiğini anlamakta gecikmez.
İsterseniz şimdi de piramitlerde kullanılan kireçtaşı bloklarının nasıl üretilebileceğini fotoğraflarıyla görelim:
1. Yumuşak Kireçtaşı:
http://www.geopolymer.org/images/arikat/p_formula_1.jpg
2. Natron Tuzu (Sodyum Karbonat):
http://www.geopolymer.org/images/arikat/p_formula_2.jpg
Natron tuzu, su ve kireçtaşı iyice karıştırılır.
3. Kireç:
http://www.geopolymer.org/images/arikat/p_formula_3.jpg
Kireç, kireçtaşlarının ufalanmasıyla ortaya çıkabileceği gibi,yanmış bitkilerin küllerinde de yoğun olarak bulunur. Bu sebeple,rahiplerin Mısır’ın her tarafından bitki külleri toplamışolabilecekleri tahmin ediliyor.
4. Kostik Soda:
http://www.geopolymer.org/images/arikat/p_formula_4.jpg
Kostik Soda, bir nevi katalizör olarak kimyasal reaksiyonları hızlandırmakta kullanılır.
Karışım çimento halini alır. İşçiler, fosil kabukları, Nilyatağından alınan kil ve kireçtaşı parçalarını çimentoya karıştırırlar.
Karışım kalıplara dökülür ve gölgede kurumaya bırakılır. Çünkü yakıcı güneşte kalan karışım çatlayabilir.
http://www.geopolymer.org/images/arikat/p_formula_5.jpg
http://www.geopolymer.org/images/arikat/p_formula_6.jpg
Giza’daki büyük piramitlerde, kaya blokları bu teknikle bulunduklarıyerde üretildiler. Böylece binlerce kilo ağırlığındaki blokları yerdençok yükseklere çıkarmalarına gerek kalmadı.
http://www.geopolymer.org/images/arikat/p_formula_7.jpg
Fotoğraflar, Jeopolimer enstitüsünden alınmıştır. Mısır’da uygulananteknik esas alınarak yapılan deney sonucunda, ortaya 12 tonlukkireçtaşı bloğu çıktı.
Piramitlerde kullanılan formül, elbette deneyde uygulanandanfarklıydı. Fransız kireci, eski Mısır’da kullanılan reaktif tikiçerikli kireçten farklılıklar gösteriyordu. Piramitlerin formülü,küçük blokların üretilmesine elverişsizdi.
Deneyde aynı formülün kullanılamamasının bir diğer sebebi de, piramitlerden örnek alınmasına izin verilmiyor olması.
Sonuçta, deney birebir gerçekleri yansıtmasa da; gerçeğinden ayırtedilemeyecek kalitede kireç taşı kayalarının üretilebileceğinin birispatı oldu.
alıntıdır
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder